468x60


Merhaba arkadaşlar, ne zamandır kadın girişimciliği üzerine bir yazı yazmak istiyordum. Tüm arkadaşlarımıza örnek olacak, birkaç kadın hareketinden bahsetmek için internette araştırma yapıyordum ki, birde ne göreyim Türkiye’yi kasıp kavuran B-fit fırtınasına kapılıverdim… Nedir mi bu B-fit buyurun onların dilinden anlatalım…

 


 


 

 

 

 

 

 

B-fit Sağlık ve Spor Merkezleri

Amerika’da geliştirilmiş kendi itme ve çekme kuvvetiyle çalışan makinelerle uygulanan 30 dakikalık istasyon sistemini ilk kez Türkiye’ye getiren b-fit hızla büyümeye devam ediyor.

Her gelir seviyesinden ve her yaş gurubundan kadına spor yaptırmanın yanı sıra kadın girişimciliğini ve istihdamını arttırmayı hedefleyen b-fit, sadece kadınlara franchise veriyor.

6 profesyonel kadın girişimci tarafından 2006 yılında kurulan b-fit, Türkiye’nin ilk sağlık ve spor merkezi zinciri oldu.

Kısa sürede şube sayısını 151’e çıkaran b-fit 41 ilde hizmet veriyor. Kuruluşundan bu yana 45 bin kadına hizmet veren b-fit, yenilikçi spor sisteminin yanı sıra düzenlediği etkinliklerle kadınları hem sağlık konusunda bilgilendiriyor hem de sosyalleşme olanağı sunuyor.

b-fit Nedir?

Müzik eşliğinde kişinin kendi itme ve çekme gücüyle kullandığı aletler ile toplu halde yapılan özel bir spor programı. Her biri vücudun farklı bölümlerini çalıştıran toplam 9 aletin bulunduğu sisteme istasyon çalışması deniyor ve her gelen üye boş olan bir istasyondan beklemeden gruba katılabiliyor. Belirlenmiş sürelerle ve sırayla aerobik ve aletli çalışmaların birleşmesiyle gerçekleştirilen bu spor programı toplam 30 dakika sürüyor, esneme hareketleriyle sona eriyor.

Çalışma sırasında vücuda uygulanan yüklenme süresinin uzun ve şiddetli olmaması, her yaşta ve seviyede kişinin bu spor programını uygulamasına fırsat veriyor. Kişinin kendi itme ve çekme gücüyle kullanılan aletler, var olan kaslara biçim verip şekillenmesini ve Osteoporoz oluşmasını engelliyor. Müzik ve ritim eşliğinde yapılan egzersizler ise kasların ritmik kanlanmasını sağlayarak kalp ve dolaşım sistemine de yardımcı oluyor.

b-fit, 2009 Endeavor grişmcisi seçildi

Türk iş dünyasının önde gelen isimleri tarafından kurulan, ekonomik gelişimi desteklemek amacıyla etkin girişimcileri belirleyen Endeavor Derneği Türkiye Ofisi, 2009 kış döneminde Türkiye adayı olarak b-fit’i seçmiş; ardından b-fit, 2009 Mayısında Endeavor Uluslararası girişimcilerinden biri olarak seçilmiştir.

B-Fit spor programının avantajları nelerdir?

Zamanım yok diyenlere spor yapma fırsatı veriyor

30 dakikadan daha az veya daha çok çalışmaya izin vermeyen istasyon çalışması, en çok kalori yakan spor programları arasında ilk sırayı alıyor. Dolaşım ve kas geliştirme hareketlerini bir arada gerçekleştirerek 30 dakikalık bir antrenmandan en verimli ve en hızlı sonucu almayı sağlayan bu spor programıyla “spor yapmak için zamanım yok” diyenlere de fırsat doğuyor.

Hangi yaş aralığı b-fit sistemini uygulayabilir?

Herkes kendi ağırlığını kendi yaratıyor. Gencinden yaşlısına kadar geniş yaş aralığına uygun olan programda kişinin kendi itme ve çekme gücü sayesinde zorlanma yaşanmıyor. Dolayısıyla ağrılar nedeniyle sporu yarım bırakmanın da söz konusu olmadığı programdan sonuç almak daha da kolaylaşıyor.

Pozitif enerji sağlıyor

Kilosundan, formsuzluğundan ve yaşlılığından dolayı utanan ve/veya spor yapmayı beceremeyeceğini düşünenler ise; ayrı bir beceri gerektirmeyen aletler sayesinde spora karşı negatif olan yaklaşımlarını pozitife çeviriyor. Egzersizler müzik eşliğinde yapıldığı için de ayrıca motive olan kadınlar bu sayede hem spor yapıyor, hem mutlu oluyor, hem de eğleniyor.

Rehabilitasyon için de uygulanabiliyor

Mucizevî 9 aletin 30 yıl önce Amerika"daki çıkış noktası rehabilitasyondu. Fizik tedavi amaçlı da kullanılabilen bu aletler sayesinde kişinin doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle oluşan kalıcı veya geçici fonksiyonel kapasite kaybının tedavi edilmesi veya rahatlatılması bu spor programıyla mümkün olabiliyor. Ayrıca Türkiye Spor Hekimleri Derneği sistemi onaylıyor.

B-Fit şubesi açmak için nelere ihtiyaç var?

Sporun yanı sıra kadınlara iş imkânı da sağlayan B-Fit, Türkiye"de ilk defa sadece kadınlara iş ve istihdam yaratan tek franchise sistemi. Spor hayatımın bir parçası diyen ve aynı zamanda bundan para kazanmak isteyen kadınlar Türkiye"nin neresinde olursa olsun b-fit açabiliyor.

b-fit açmak isteyen kadınların sahip olmaları gereken tek şey ise; 100 m2"lik bir mekan ve tüm masraflar için yaklaşık 3500 + KDV. Üstelik bu fiyata salonunun dekorasyonundan makinelerine, kaleminden bilgisayar programına kadar her şey dâhil. B-Fit Franchise"ını alan girişimci ilk günden itibaren üye kaydetmeye ve ortalama 12 ila 14 ay arasında yaptığı yatırımdan geri dönüş almaya başlıyor.

B-Fit, denenmiş ve başarısı kanıtlanmış olan sisteme ait teknikleri ve iş akış yöntemlerini kullanma imkânı sunmanın yanı sıra, spor konusunda hiçbir bilgiye sahip olmayan yatırımcı için bile B-Fit"in eğitimli kadrosuyla destek veriyor.

Denenmemiş bir işin riskindense başarıya ulaşmış bir sistemin bütününe sahip olan girişimci yer ve mekan seçiminden, eleman bulmaya ve mülakat tekniklerine, üye akışını sağlayacak pazarlama desteğinden, üye takip ve kontrolünü sağlayan bilgisayar programına ve B-Fit"in AR-GE çalışmaları, reklam ve tanıtım desteğine kadar tüm imkanlarından yararlanıyor.

Spor endüstrisi nasıl bir değişim yaşadı?

Son 20 yıl içerisinde fitness endüstrisi sporun algılanış ve yapılış tarzında büyük değişimler yaşadı. 1970"lerde forma girmek isteyen bir kişi için koşma ya da diğer adıyla jogging en uygun spor çeşidiydi. 1980"lerde ise vücut geliştirme, kas sıkılaştırma, ağırlık kaldırma gibi kavramlar “ağrı yoksa kazanç da yok” sloganı ile beraber gündeme geldi. 1990"larda bu slogan yerini vücutla daha barışık ve her yaşa, her vücuda uygun spor çeşitlerine bıraktı ve 30 dakika sihirli bir rakam olarak spor camiasını şekillendirdi.

Amerikan Sağlık Örgütü ise bir kişinin sağlıklı ve zinde kalabilmesi için gerekli olan zamanı 30 dakika olarak belirliyor. Amerika"da bulunan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi"nde (CDC) yapılan araştırmalar sonucu 30 dakikayı bir kişinin sağlığını koruyabilmesi ve hastalıkları daha iyi önleyebilmesi içi en uygun süre olarak öneriyor.

30 dakika yeterli mi?

“30 dakika”da yapılan aerobik ve kas geliştirici spor; kasların şekillenmesini ve kuvvetlenmesini, dayanıklılığın artmasını, yorgunluğun azalmasını, performansın yükselmesini, kemik yoğunluğunun korunmasını, kas ve eklem yaralanmalarının ve sakatlanmalarının önlenmesini, duruşun gelişmesini ve kan dolaşımının kolaylaşmasını sağlıyor.

Birçok hastalığın tedavisine de destek olan bu spor programı ile erken ölüm riskini azaltmak, diyabet, yüksek tansiyon, bağırsak kanseri ve kronik kalp hastalığı riskini azaltmak, ideal kiloyu korumak, sağlıklı kemiklere, kaslara ve eklemlere sahip olmak da mümkün.

Tüm bunların yanı sıra haftada en az üç gün 30 ila 45 dakika arası yapılan spor, ayrıca depresyon ve endişeyi de azaltarak kişinin daha iyi bir psikolojik yapıya sahip olmasını da sağlayarak sağlıklı ve mutlu insanlar topluluğu oluşmasına da fırsat veriyor.

 

 

Evet hanımlar sizde kadın girişimciliğini destekleyen, B-fit'in inanılmaz avantajlarını öğrenmek için lütfen burayı tıklayınız!


Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

Ücretsiz Üye Olmak için Lütfen Burayı Tıklayınız!

Yorumlar

Lütfen YORUM Yazmak İçin Giriş Yapın. Üye değilseniz sadece 1 dakikada ücretsiz üye olabilirsiniz!